VE “BOZKIRIN TEZENESİ” (1) “YALAN DÜNYA”DAN GÖÇER .. Ecelsiz ölümler ülkesinin, kana ve kurşuna bulanmamış nadir ölüm haberlerinden biri düştü haber merkezlerine .. Aslında bilen biliyordu kara haberin “eli kulağında” olduğunu ama, bilmezden geliyorduk işte.. Daha önce Münir Özkul’a reva görülen saygısızlık, birkaç gündür Neşet Ertaş için söz konusuydu ve “sosyal” paylaşım sitelerinin önlenemez “sorumsuzluğu” neredeyse günde birkaç kez bu dünyadan alıp götürüyordu Neşet Usta’yı.. Kolay değildi “sazcı, köçek”(2) diye dudak bükülen bir toplumdan çıkıp, dudak bükenlerin bile dillerinden düşüremeyeceği türküler yakmak.. Baba Muharrem Ertaş’ın bile adı sanı bilinmezken, Muharrem Ertaş bile “düğün çalarak” ekmeğini çıkarmanın derdindeyken, köylük yerde dört kardeşiyle birlikte Neşet’i nasıl bir gelecek bekleyebilirdi ki ?

“Dizinde sızıydı anamın derdi / tokacı(3) saz yaptı elime veardi / yeni bitirmiştim üç ile dördü / baban gibi sazcı oldun dediler”
“Zalım kader devranını dönderdi / tuttu bizi İbikli’ye(4) gönderdi / Babam saz çalarken bana zil verdi / oynadım meydanda köçek dediler”
Kimi vakit yokluktan, kimi vakit ölümden, evlilikten dolayı Kırtıllar’dan İbikli’ye, oradan Teflek’e, Kırıksoku’ya uzanırken yollar, Neşet Ertaş da sazında, sözünde ustalığa doğru yürümektedir..

“Zalım kader tebdilimi şaşırttı / heybe verdi dalımıza devşirtti / yardım etti Yerköy’üne göçürttü / biraz da burada kalın dediler”
“Yerköy’den Kırıkkale’ye geldik / Babam saz çalarken biz cümbüş aldık / Kırşehir’e varınca Keman’ı çaldık / aferin arkadaş şaldın dediler”
“Kırşehir’de yedi sene kalınca / düğün düzgün hepsi bize gelince / burada herkese yer daralınca / Ankara’ya gider yolun dediler”
Alışılmış “köyden şehire” öykülerinin, alışılmadık finallere imza atan kahramanı Neşet Ertaş, düğünden düğüne akla gelen Abdalların, esmer tenli Türkmelerin içinden çıkıp “Beyaz Türklerin” de kahramanı olacaktı. O, kimi zaman kullandığı “Garip” mahlasına karşılık, değeri çok sonraları anlaşılacak birbirinden görkemli türkülere imza atarken, şehirdeki “ekmeğini” halen düğün çalarak kazanıyordu. Birkaç bestesi yöre sınırlarını zorlarken, ilk 45’likler ve radyo programları da gündemdeydi. TRT’deki programlarda henüz “Kırşehirli Mahalli Sanatçı” olarak anons ediliyordu. Yunus Emre, Karacoğlan, hatta zaman zaman Hacı Bektaş-ı Veli’den etkilenen, o yolda tam bir “gönül adamı” olan Ertaş’ın adı dilden dile, gönülden gönüle ulaşıyor, onun da yer aldığı Anadolu turnelerinde salonlar tıka basa doluyordu.

“Gönül dağı yağmur yağmur boran olunca / akar can özümden sel gizli gizli / bir tenhada can cananı bulunca / sinemi yaralar dil gizli gizli”
“Dost bağınden gel olmazsa varılmaz / rızasız bahçanın gülü derilmez / kalpten kalbe bir yol vardır görülmez / gönülden gönüle gider yol gizli gizli”
60’lı yılların sonuna doğru Selda Bağcan adlı genç sanatçının gitarıyla seslendirdiği “Neredesin Sen” adlı Neşet Ertaş türküsü, bir anda dönemin hiti oluyordu. Bu, hem Ertaş’ın ulusal platformda daha fazla tanınması, hem de türkü dışındaki müzik çevreleriyle tanışması anlamına geliyordu ..

“Şu garip halımdan bilen işveli nazlım / gönlüm hep seni arıyor neredesin sen / tatlı dillim güler yüzlüm a ceylan gözlüm / gönlüm hep seni arıyor neredesin sen”
Çok fazla sayıda olmasına karşılık sözüyle ezgisiyle belli bir kalite düzeyinin altına asla inmeyen türkülerin sahibi Neşet Usta’nın bir sonraki durağı Almanya’dır .. Gurbet temalı türkülerin yanı sıra, kimi zaman tasavvufa yakın bir aşk ile, kimi zaman da gönlüne düşen aşk ile yazar, çalar, söyler ..

“Gece gündüz baharımda yazımda / arıyordum onu hayli zamandır / şu benim özümde benim gözümde / sevişmek ibadet, sevgi imandır”

“Avrupa kurban olsun kara kaşına / İngiliz Fransız değmez döşüne / Amerika Belçika düşmüş peşine /
Bir de Alman kurban bil Acem kızı” Yöre itibarıyla “Ay Dost” diye başlayan bozlakların temel karakterlerini taşıyan öyle türkülerdir ki Neşet Ertaş türküleri, boğazda düğüm olur, gözde yaş .. Ezgi ve icra açısından virtüozite sınırını zorlayan karakterleri, bağlama sanatçıları için birer ustalık sınavı gibidir. Hakkıyla okumayı becerebilen solistler için ise, zor ama mükemmel eserler..

“Cahildim dünyanın rengine kandım / hayale aldandım boşuna yandım / seni ilelebet benimsin sandım / ölürüm sevdiğim zehirim sensin, evvelim sen oldun, ahirim sensin”
Ve “yalan dünya”dan göçüp giderken “Bozkırın Tezenesi”, bizlere, yüzlerce türkü, o türküleri har vurup harman savuran onlarca sanatçı(!), o türküleri çok seven milyonlar ve devlet sanatçılığı teklifini, “Devlet sanatçısı sıfatı bana ayrımcılık geliyor. Ben halkın sanatçısı olarak kalırsam benim için en büyük mutluluk bu” diyerek reddetmenin onurunu miras bıraktı ..

“Ne yemek ne içmek ne tadım kaldı / Garip bülbül gibi feryadım kaldı / Alamadım eyvah muradım kaldı / Ben gidip ellere kalan dünyada” ..
(1) Almanya’daki bir konserden dönerken Yugoslavya’da kaza yaparlar ve Ertaş, bir süre mahpushanede kalır. Oradaki günlerinde Yaşar Kemal’den gelen bir paket ulaşır eline. İmzalı kitapta “Bozkırın tezenesine geçmiş olsun” notu yazılıdır. Ondan sonra, bu adla da anılır ..(2) Köçek : Anadolu’da düğünlerde, kadın kıyafeti giyerek oynayan erkek dansçı.(3) Tokaç : Anadolu’nun pek çok yöresinde, çamaşır, yün vs yıkamakta kullanılan ağaçtan yapılma alet.(4) Kırşehir’in bir köyü

Yorum ekle

Ad Soyad

E-Posta


Güvenlik koduYenile


Genel
Biyografim
Haberler & Duyurular
KLİBİMİZ YAYINDA !
BİR KEZ DAHA "SEVGİLİLER GÜNÜ"NE DAİR ..
Tv Programları
HALDUN KARABUDAK "BİZİM TÜRKÜLER" PROGRAMINDA
ÜÇ BOYUTLU VE ANİME BİR MALKOÇOĞLU ÖYKÜSÜ YA DA “AVATAR” ÜZERİNE …
Yazılar
günbegüne dair "iradename" ...
Özel Yayınlar
BİR RESMİ WEB SİTESİNİN ÖYKÜSÜ YA DA EKSİKLERİMİZE DAİR …
TOPRAK KOKAN BESTELERİYLE, MUSA EROĞLU'NUN "ZAMANSIZ YAĞMUR"U ..
Günbegüne Dair "İradename"
Türküce
TÜRKÜCE
için
VE “BOZKIRIN TEZENESİ” “YALAN DÜNYA”DAN GÖÇER ..
O ADAM
TUTULMA
BİR ULUS DÜŞÜNÜN; HİÇ DÜŞÜNMEYEN
ERZURUM
KURBAN
BAŞÖĞRETMEN’İN ÖĞRETMENLERİ
KIRIK NOT
GENÇ
VEYSEL’İ BAHARDA BAĞRINA BASAN TOPRAK
NEVRUZ
“7’DEN 77’YE”
ADAM GİBİ ADAM
“DÜNYA”
“KİMLİK”
SEVERSİNİZ BENİ
ORADA KİMSE VAR MI
CANIM KARDA YANAR
BİR UCU ÖLÜM
EN SON BABALAR SEVİNİR
Denerken
GİTTİĞİ YERİ CENNETE ÇEVİREN'E
YÜKSEKTEN BAKAN "AYDINLAR" VE "YÜKSELEN BİR DEĞER" OLARAK TÜRKÜLERİMİZ ...
TÜRKÜ YAKMA GELENEĞİ ÜZERİNE
ÖZGÜRLÜK
ARPADAN BİR ÖLÜM ÜZERİNE
YOLCULUK
GÖZYAŞINI YİTİRMEK
Şiirimsi
AŞK
Neşet Ertaş'a
Arif Sağ'a
Şiirler
ACI BAYRAM
KARDEŞ KANI
TASVİR-İ HÂL
BUGÜNÜ YAŞAMAK
NÖBETÇİ GECE
HÂL
KAN DÜŞTÜ
BENİM SEVGİLERİM
Müziğim
Derlediklerim / Notaya Aldıklarım
UZUN KAVAK NE UZARSIN BOŞUNA
YANIK ÇAYIRLARDA-2
YANIK ÇAYIRLARDA-1
HANİ ŞU GIZIN ANASI
Bestelerim
PERİ BACALARININ GİZEMLİ SIRRINDAKİ ESRAR
SEHER YELİ GÜN UMUDU
SANEM AĞLAMA
HALAYIN BAŞINDAYIM
BU DAĞIN ARDI KAYA
SARHOŞ HALAYI
KIZILIRMAK
DAĞ AŞTIM
HANİ BANA SABR-Ü KARAR
Video
"SANEM AĞLAMA - Albüm Tanıtım"
HALDUN KARABUDAK - TRT TURK 14-11-2010
MAH CEMALİN GÜNEŞ MİDİR AY MIDIR
ÇANAKKALE İÇİNDE
MAH CEMALİN GÜNEŞ MİDİR AY MIDIR
TRT-1 2009 SEYR-İ ALEM RÖPORTAJI
ŞOFÖR KARDEŞ / ARKADAŞ Yönetmen:Haldun Karabudak
YÖRELERİMİZ TÜRKÜLERİMİZ / CİDE (1992)
TRT GAP
SANEM AĞLAMA (Klip-1993)
GÜNBEGÜN - Atatürk Çocuk Yuvası
GÜNAYDIN / TRT-İNT 1998
GÜNBEGÜN / Konuk : İbrahim Tatlıses
Ses
Müzik
Fotoğraf Galerisi
Haldun Karabudak - Fotoğraf Albümüm
Etkinlikler
Konser
Teşekkür - Plaket
Basından
Güncel Yazılarım

Etkinlikler